Dr. KHalid Bunyatov
Sıkça Sorulan Sorular
Ameliyatın süresi, türü, hastanın genel sağlık durumu ve tıbbi geçmişi gibi faktörlere göre belirlenir. Anestezi uzmanı, hastanın yaşı, kronik hastalıkları, alerjileri ve kullandığı ilaçları değerlendirerek en güvenli ve en uygun yöntemi seçer. Ayrıca, hastanın tercihi de dikkate alınarak genel, bölgesel veya lokal anestezi seçenekleri arasından en uygun olanı planlanır.
Genel ve bölgesel anestezi, hastanın durumu ve ameliyatın türüne bağlı olarak farklı riskler ve avantajlar taşır. Genel anestezi, hastayı tamamen bilinçsiz hale getirirken, bölgesel anestezi sadece belirli bir bölgeyi uyuşturur ve hasta genellikle uyanık kalır. Genel anestezi, solunum desteği gerektirebilir ve bazı hastalarda mide bulantısı veya geçici hafıza sorunlarına yol açabilir. Bölgesel anestezi ise genellikle daha az sistemik etkiye sahiptir ve iyileşme süreci daha hızlı olabilir. Ancak her iki yöntem de güvenlidir ve anestezi uzmanı, hastanın sağlık durumu ve ameliyat gerekliliklerine göre en uygun olanı seçer.
Ameliyat sırasında herhangi bir şey hissedip hissetmeyeceğiniz, kullanılan anestezi türüne bağlıdır.
Genel anestezi uygulanıyorsa, tamamen bilinçsiz hale getirilirsiniz ve ameliyat süresince hiçbir şey hissetmez, duymaz veya hatırlamazsınız. Anestezi ekibi, ilaçların dozunu ve etkisini sürekli olarak takip eder, böylece ameliyat boyunca tamamen ağrısız ve konforlu kalırsınız.
Bölgesel anestezi (spinal, epidural veya sinir bloğu) uygulanıyorsa, sadece ameliyat edilecek bölge uyuşturulur. Bu durumda bilinç açık olabilir veya hafif bir sedasyonla rahatlatılabilirsiniz. Uygulama başarılıysa, ameliyat sırasında ağrı hissetmezsiniz ancak dokunma, basınç veya çekme gibi hisleri algılayabilirsiniz.
Lokal anestezi kullanılıyorsa, sadece ameliyat bölgesi uyuşturulur. Küçük işlemler için tercih edilen bu yöntemde, işlem sırasında uyanık olursunuz ancak ağrı hissetmezsiniz.
Her durumda, anestezi ekibi ameliyat boyunca sizi yakından izler ve herhangi bir rahatsızlık hissetmeniz durumunda gerekli müdahaleyi yapar. Eğer anesteziyle ilgili endişeleriniz varsa, ameliyat öncesinde anestezi uzmanınızla bunları paylaşabilirsiniz
Ameliyat sırasında herhangi bir şey hissedip hissetmeyeceğiniz, kullanılan anestezi türüne bağlıdır.
Genel anestezi uygulanıyorsa, tamamen bilinçsiz hale getirilirsiniz ve ameliyat süresince hiçbir şey hissetmez, duymaz veya hatırlamazsınız. Anestezi ekibi, ilaçların dozunu ve etkisini sürekli olarak takip eder, böylece ameliyat boyunca tamamen ağrısız ve konforlu kalırsınız.
Bölgesel anestezi (spinal, epidural veya sinir bloğu) uygulanıyorsa, sadece ameliyat edilecek bölge uyuşturulur. Bu durumda bilinç açık olabilir veya hafif bir sedasyonla rahatlatılabilirsiniz. Uygulama başarılıysa, ameliyat sırasında ağrı hissetmezsiniz ancak dokunma, basınç veya çekme gibi hisleri algılayabilirsiniz.
Lokal anestezi kullanılıyorsa, sadece ameliyat bölgesi uyuşturulur. Küçük işlemler için tercih edilen bu yöntemde, işlem sırasında uyanık olursunuz ancak ağrı hissetmezsiniz.
Her durumda, anestezi ekibi ameliyat boyunca sizi yakından izler ve herhangi bir rahatsızlık hissetmeniz durumunda gerekli müdahaleyi yapar. Eğer anesteziyle ilgili endişeleriniz varsa, ameliyat öncesinde anestezi uzmanınızla bunları paylaşabilirsiniz.
Anestezi, modern tıpta oldukça güvenli bir uygulamadır, ancak her tıbbi işlem gibi bazı riskler taşır. Riskler, hastanın genel sağlık durumu, yaşı, kronik hastalıkları ve anestezi türüne bağlı olarak değişebilir.
Genel Anestezinin Riskleri:
- Mide bulantısı ve kusma: Ameliyat sonrası yaygın görülebilir ancak genellikle geçicidir.
- Boğaz ağrısı: Entübasyon tüpü nedeniyle boğazda tahriş olabilir.
- Baş dönmesi ve sersemlik: Anestezi sonrası geçici bilinç bulanıklığı oluşabilir.
- Alerjik reaksiyonlar: Nadir görülür ancak bazı hastalar kullanılan ilaçlara karşı alerjik tepki verebilir.
- Solunum veya kalp sorunları: Özellikle kalp ve akciğer hastalığı olan bireylerde nadir ama ciddi komplikasyonlar olabilir.
- Anesteziye bağlı uyanıklık: Çok nadir bir durum olup, hasta anestezi etkisi altında yeterince bilinçsiz hale gelmeyebilir.
Bölgesel Anestezinin Riskleri:
- Baş ağrısı: Spinal veya epidural anestezi sonrası bazen beyin-omurilik sıvısı sızıntısı nedeniyle baş ağrısı görülebilir.
- Düşük tansiyon: Bölgesel anestezi damar genişlemesine neden olarak tansiyonu düşürebilir.
- Sinir hasarı: Çok nadir olup, enjeksiyon bölgesinde sinir tahrişi veya geçici his kaybı olabilir.
Anestezi uzmanları, hastanın tıbbi geçmişini detaylı değerlendirerek riskleri en aza indirmek için gerekli önlemleri alır. Eğer anesteziyle ilgili endişeleriniz varsa, ameliyat öncesi anestezi doktorunuzla konuşabilirsiniz.
Genel anestezi sonrası mide ve bağırsak hareketleri bir süre yavaşladığı için genellikle 2-4 saat sonra su içebilir, hafif gıdalar tüketmeye başlayabilirsiniz. Mide bulantınız varsa, sıvı tüketimini yavaş yavaş artırmak daha iyi olabilir. Bölgesel anestezi uygulanmışsa, genellikle daha erken sürede yemek yiyebilirsiniz. Doktorunuz ameliyat türüne göre size en uygun zamanı söyleyecektir.
Ortopedi, kemik, eklem, kas, tendon ve bağlar gibi kas-iskelet sistemindeki hastalık ve yaralanmalarla ilgilenir. Bunlar arasında kırıklar, eklem hastalıkları, kas-iskelet yaralanmaları, doğuştan gelen deformiteler, kemik erimesi, kireçlenme ve omurga sorunları yer alır.
Eğer bir kemik, eklem veya kas-iskelet sistemiyle ilgili bir sorun yaşarsanız (örneğin, ağrı, hareket kısıtlılığı, şişlik, kırık, çıkık, incinme, kas spazmı), ortopedi uzmanına başvurmalısınız.
Bunlar için temel yaklaşım “R.I.C.E.” (Rest, Ice, Compression, Elevation) prensibidir:
- Rest (Dinlenme): Etkilenen bölgeyi dinlendirin.
- Ice (Buz): Şişliği azaltmak için 20 dakika boyunca buz uygulayın.
- Compression (Baskı): Şişliği azaltmak için elastik bandajla bölgeyi sarın.
- Elevation (Yükseltme): Etkilenen bölgeyi kalp seviyesinin üzerine kaldırın.
En yakın ortopedi doktoruna muayene olmanızı tavsiye ederiz.
Spor yaparken ısınma ve soğuma hareketlerine dikkat edilmelidir. Uygun tekniklerin kullanılması, koruyucu ekipmanların giyilmesi, aşırı yüklenmeden kaçınılması, yavaş bir şekilde performans artırılması gerekir.
Alçı ile tedavi, genellikle stabil kırıklarda yeterlidir. Ancak, kemiklerin kaynaması için cerrahi müdahale gerekebilir. Ameliyat, daha karmaşık, açılmış veya kaymış kırıklarda yapılır.
Kırıkların iyileşme süresi, kırığın yerine ve türüne bağlı olarak değişir. Genelde 6-8 hafta içinde kemik kaynamaya başlar, ancak iyileşme süreci 3-6 ay sürebilir.
Platin ve vida takılan bazı hastalarda, iyileşme tamamlandıktan sonra bu materyaller çıkarılabilir, ancak çoğu durumda çıkarmaya gerek yoktur. Çıkarmanın gerekli olup olmadığı, hastanın durumuna ve hekimin önerilerine bağlıdır.
İlk başta, şişlik ve ağrıyı azaltmak için buz uygulamak gereklidir. Sıcak uygulama, genellikle akut dönemin geçmesinin ardından kasları gevşetmek için tercih edilir.
Yumuşak doku zedelenmeleri (kas, bağ veya tendon yaralanmaları) genellikle ciddi değildir, ancak tedavi edilmezse uzun vadede ağrıya ve işlev kaybına yol açabilir. İyi bir iyileşme için dinlenme, buz ve germe egzersizleri önerilir.
Diz veya kalça protezi, ileri derecede eklem hasarı olan, ağrı nedeniyle günlük aktiviteleri yapamayan, konservatif tedavi yöntemlerinden fayda görmeyen hastalara önerilir.
Protez ameliyatı sonrası genellikle hasta ertesi gün veya birkaç gün içinde yavaşça yürümeye başlayabilir, ancak tam iyileşme için birkaç hafta gereklidir. Hekim, hastanın durumu ve protez türüne göre önerilerde bulunacaktır.
Diz ve kalça protezleri genellikle 15-20 yıl dayanır, ancak kullanım sıklığı ve hastanın yaşına bağlı olarak bu süre değişebilir. Zaman içinde protezler aşınabilir ve değiştirilmesi gerekebilir.
Menisküs yırtığı, eğer hafifse konservatif yöntemlerle (dinlenme, buz, fizik tedavi) tedavi edilebilir. Ancak, daha ciddi yırtıklarda cerrahi müdahale gerekebilir.
Eklem kireçlenmesi (artroz) tedavisi, hastalığın evresine ve semptomlara bağlı olarak değişir. İlk aşamalarda, ağrı kesiciler, anti-inflamatuar ilaçlar ve fizik tedavi ile hastalık yönetilebilir. Egzersizler, eklemi destekleyerek ağrıyı hafifletebilir. Orta derecede artrozda, eklem enjeksiyonları (kortizon veya hyaluronik asit) kullanılabilir. İleri evrelerde, eklem protezi veya cerrahi müdahale gerekebilir. Ayrıca, kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve eklemdeki aşırı yükten kaçınma da tedavi sürecinde önemlidir. PRP (platelet-rich plasma) ve kök hücre tedavileri de bazı hastalar için faydalı olabilir. Tedavi planı, uzman hekim tarafından belirlenmelidir.
Eklem hastalıklarında özellikle erken evrelerde ve iltihaplı durumlarda etkili olabilir. PRP tedavisinde, kişinin kendi kanından elde edilen plateletler, hasarlı eklem bölgesine enjekte edilerek iyileşmeyi hızlandırır ve ağrıyı azaltır. Kök hücre tedavisi ise, hasar görmüş dokuları onarmak için vücutta bulunan kök hücrelerin eklem bölgesine yerleştirilmesini içerir. Bu tedaviler, cerrahi müdahale gerektirmeyen hastalar için faydalı olabilir, ancak her hastada aynı etkinliği göstermeyebilir. Tedaviye başlamadan önce bir ortopedi uzmanının değerlendirmesi önemlidir.
Evet, bel ve boyun fıtığı genellikle konservatif yöntemlerle tedavi edilebilir. Fizik tedavi, ağrı kesiciler, sıcak/soğuk uygulama ve egzersizler, hastanın durumuna bağlı olarak ameliyatsız çözüm olabilir. Ancak, ciddi durumlar cerrahi müdahale gerektirebilir.
Randevu almak için hastanenin resmi web sitesini kullanabilir veya doğrudan hastanenin iletişim numarasını arayabilirsiniz.
Medipol Üniversitesi Pendik Hastanesi İletişim Bilgileri:
- Adres: Bahçelievler Mahallesi, Adnan Menderes Bulvarı No:31, Pendik/İstanbul
- Telefon: +90 216 682 80 00
- Cep Telefon: +90 538 594 20 21
Ayrıca, Dr. Halid Bunyatov’un randevu saatleri ve hastalar tarafından yapılan yorumları görmek için DoktorTakvimi platformunu ziyaret edebilirsiniz.
